Dünya Savaşları, insan kayıpları açısından çok büyük yıkımlara sebep olsalar da savaş sonrası dönemler için kalıcı, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir ortam da üretirler; ta ki mevcut düzeni değiştirmek için harekete geçen yeni bir güç ortaya çıkana kadar. Şu anda içinde bulunduğumuz düzen, 1945 sonrası yani ikinci dünya savaşı sonrasında inşa […]
Bir radikalleştirme hikayesi | Özgür Özel ve ortakları CHP’lileri suça sürüklüyor
Terör örgütleri; sempatizanları arasından, daha fazla militan devşirmek için, suça bulaştırma yoluyla “geri dönüş maliyetini artırırlar”. Örneğin üniversite öğrencisi bir sempatizan, bilinçli olarak, polisle çatıştırılır ve sicilinin bozulması sağlanır. Böylece hedef kişiye, “artık normal hayata dönemezsin” mesajı verilerek hızla radikalleşmesinin yolu açılır. Bu sürece, çoğu durumda, katı bir izolasyon da […]
Özgür Özel’e Genel Merkez Binasından Kaçması İçin Fırsat Verilmeli
“Adı olmayan şey yoktur!” O halde birbirini anlamanın ilk koşulu da şeyleri “adıyla” çağırmak, “adını” koyarak konu etmektir. Sanırım, bağımsız Türk yargısının verdiği “mutlak butlan” kararı sonrasında kafaların hala karışık olmasının sebebi bu: “Şeylerin adını koyamamak!” Belki de bu yüzden CHP Genel Merkezi’nden ayrılmayan ve CHP’lilerin aidatlarını, alın terlerini, bedelini […]
CHP tabanıyla CHP üst yönetimi arasındaki bağ koptu
CHP üst yönetim kadroları, İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Davasına karşı tepki olarak düzenlenen ve sayıları 100’ü geçen mitinglerden sonra büyük bir aydınlanma(!) yaşamış olmalılar ki arka arkaya benzer açıklamalar yapmaya başladılar. Bir kısım yönetici “mitingler işe yaramıyor” diye kestirip atarken biraz daha ihtiyatlı olanlar “mitingler de faydalı ama başka […]
Grönland, Avrupa ve Bölgesel Güç Türkiye
Geçmiş yıllarda halk arasında yaygın bir inanış vardı. “Bizim bir günlük gündemimiz İsveç’in 1 yıllık gündemine eşittir!” ya da “Norveç’te halk ayaklanmış, kurbağalar ezilmesin diye alt geçit yapılmasını istemişler!” gibi cümleler sık kullanılırdı. İki yönlü olarak doğruluk payı içeriyordu bu klişeler. Birincisi, Batı ülkelerinde sorunlar çözülmüş, gündem ota, çiçeğe kalmıştı. […]
CHP’yi Ele Geçiren Kliğin Yeni Hedefi: Bilal Erdoğan
Tanıl Bora, “Cereyanlar” isimli eserinde, Osmanlı’nın son dönem aydınları ile erken Cumhuriyet aydınlarının “acilcilik ve alarm duygusuyla” hareket ettiğinden bahseder. Gerçekten de Avrupa’nın ya da Batının yüzyıllar boyunca bedelini ödeyerek ulaştığı seviyelere ulaşmak için “bir şeyler yapmak gereklidir” ama yapılacak olan şey her neyse, bunun “acilen yapılması” da şarttır. Bu […]
Gerçek CHP’liler Erdoğan’la Barışmalı
İbrahim Kalın, bir konuşmasında “flanör” olmaktan yani bir şehri keşfetmek, nüfuz etmek, idrak etmek için turist gibi değil, seyyah gibi dolaşmaktan bahseder. Turist gibi dışarıdan ve daha önceden belirlenmiş güzergahlarda gezmek yerine, seyyah gibi kendini güzergah dışına atmanın, şehrin kendi gizemini, ahengini, sırlarını açması için şehre şans vermenin önemine vurgu […]
Dilek İmamoğlu stratejisi | CHP’yi ele geçiren kadro CHP’lileri tasfiye edene kadar durmayacak
Türk siyasetine eleştirel gözle bakanların, özellikle CHP’nin yaptığı hataları eleştirmek için başvurduğu bir söz vardır: “Aynı şeyleri yaparsan aynı sonucu alırsın!” Bu sözün atfedildiği Einstein ise şöyle demiş: “Delilik aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemektir.“ Gerçekten de öyledir, aynı yanlışı tekrar tekrar yapınca diğer değişkenler yaklaşık olarak aynıysa […]
İBB’ye Uzanan Casusluk Soruşturmasının Bilinmeyenleri: OSINT ve Hüseyin Gün’ün ‘Derin’ İlişkileri
İletişim Teknolojilerinde görülen devasa gelişmeler ve yaygınlaşma, bir yandan kavramları hızla değiştirirken geniş kitlelerle bilgiye yön veren kişiler ve kurumlar arasındaki bilgi asimetrisini de geniş kitleler aleyhine derinleştiriyor. 1980’li yıllarda doğan insanlar bile 45 yıllık kısa sürede bir kaç kez tüm kavram setlerinin değişmesine şahitlik ettiler. Üstelik bu anlam değişimi, […]
Mutlak Butlandan Kılıçdaroğlu’nun Yeniden Doğuşuna, Özgür’ün Pirus Zaferi
Türk kültürünün eşsiz güzelliklerinden biri olan yağlı güreşlerde Cazgırlar, pehlivanlar güreşe başlamadan önce “Salavatlama ya da Dualama” denilen sözler söyleyip hem izleyiciyi hem de pehlivanları güreşe hazırlarlar. Hemen herkesin en az bir kez duyduğu Anonim Salavatlardan birinde şöyle denir: “(…) Alta düştüm diye yerinmeÜste çıktım diye sevinmeÜste çıkarsan apışAlta düşersen […]
